English Arabic German Turkish

Özel Haber

 

  Ana Sayfa     Foto Galeri     Video Galeri     Mahalmi Sözlük     Şiirler     Aydınlarımız     Mahalmi Edebiyatı  
  You are here:  Anasayfa

Yöresel Müzikler

KÖŞE YAZARLARIMIZ

Abdulkadir ALTAY
Abdulkadir ALTAY
Hüseyn Bekir Ali
Hüseyn Bekir Ali
Yahya Oğuz
Yahya Oğuz
HALDEH - Sarıkaya Köyü Midyat / Mardin
Kuru Üzüm Zamanı Geldi (Tezyit-Zeyyit) PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Çarşamba, 17 Eylül 2014 05:11

Bugünlerde, bölgemizde üzün kurutma işleri yapılıyor. Üzümlerin olgunlaşmasından sonra yapılan bu işlerin hazırlıkları kıştan başlar. Kıştan nasıl başlar? diye sorup merak edenler belki bilmezler.

Burada kurutulacak olan üzümlerin ilacı, kışın ısınmak amacıyla yakılan odun külünden yapılıyor. Kışın yakılan odun külleri titizlikle biriktirilir. Eskiden çamurdan yapılmış debdub adı verilen varil tarzında kapların içine konulan bu küller, mevsimi gelince büyük kazanlarda üzerleri suyla doldurulup, kaynatılırdı. Bu kaynayan kül suyu dinlendirilip “meşkelere” (keçi derisinden yapılmış kırbalara) veya tenekelere doldurulur üzüm harmanının yapılacağı bağa götürülürdü. Bağda kurulmuş olan “ıtfeye” adı verilen ateş ocağın üzerine yerleştirilmiş olan teneke veya büyükçe bir tencere içine doldurulan kül suyu kaynatılır. Bağdan toplanankerkuşi, zeynebi, zeyti, karfoki, banitad, suvdeni gibi üzümler bu kaynayan suya “ ’ankut” yani salkım salkım batırılır sonra yan tarafa yerleştirilmiş söğüt dalından yapılmış “zembillere” konulur. Burada suyu süzülen üzümler “mıştah” adı verilen toprağı iyice düzeltilmiş harman yerine taşınıp küme küme yığılır. Daha sonra deneyimli biri tarafından bu kümelerdeki üzümler itina ile güneş görecekleri şekilde serilir.

Çarşamba, 17 Eylül 2014 06:06 tarihinde güncellendi
 
İzmir'deki Dostlarımızı Ziyaret Ettik PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Çarşamba, 20 Ağustos 2014 19:04
Yüzlerce köylümüzün yaşadığı İzmir'i ve köylülerimizi ziyaret edip hasret giderdik. Samimi ve sıcak bir şekilde bizi karşılayan ve ağırlayan hemşerilerimizle doyumsuz sohbetler yaptık. İş, ekmek derdiyle gurbete düşmüş hemşerilerimizin sık sık bir araya gelip ilişkilerini sürdürmeleri mutluluk veriyor. Memleketten birinin geldiğini duyanların, birbirlerine haber verip toplanmaları ve koyu muhabbete dalmaları  görülmeye değer ortamdır. Bir çok hemşerimizin iş durumunun iyi olması bizi mutlu etti. Allah hepsinden razı olsun. Hepsini muvaffak kılsın. Samimiyetlerini ve dostlukları daim kılsın. İzmir'den hemşerilerimizle çektirdiğimiz hatıralardan kareleri görmek için devamını Okuyu tıklayın.
Çarşamba, 20 Ağustos 2014 19:28 tarihinde güncellendi
 
Kavun (Batteh) Zamanı Geldi PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Çarşamba, 23 Temmuz 2014 14:14

Tadı ve lezzeti eşsiz olan kavunlarımız yetişti. Ekşimsi (mızzê) tadıyla başka yerde pek rastlanmayan kavunlarımız (batteh) sofralarımızda yer almaya başladı. Tabi en iyisini seçmek için tarlaya gidenin işi zor olur. Tıpkı atalarımızın, bir çok seçenek karşısında karar vermede zorluk çekenler için

 

Çarşamba, 23 Temmuz 2014 14:27 tarihinde güncellendi
 
Haldeh Sanat Sayfasını Takip Ediyor musunuz? PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Salı, 04 Şubat 2014 09:55

Köyümüzün gençlerinin facebook'ta oluşturdukları sayfasını gördünüz mü? Haldeh'in sanatsal fotoğraflarını paylaştıkları sayfa görülmeye değerdir.
Sayfaya ulaşamak için https://www.facebook.com/groups/120835301263084/ linkini tılayın!

Salı, 04 Şubat 2014 10:00 tarihinde güncellendi
 
SUSUZ TOPRAKLARIN VERİMLİ ÇOCUKLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Cuma, 12 Temmuz 2013 07:40

Size çocukluğumda çobanlık yaparken çektiğimiz susuzluğu ve bu susuzlukla başa çıkmak için yaptıklarımızı anlatacağım. Tabii susuzluğu en çok yaşadığımız yaz ayalarını hiç unutmam.

Yöremiz kurak olduğundan su kaynakları yok denecek kadar azdır. Hatta bizim köyde su kaynağı yoktur denebilir. Çevredeki tek su kaynağı, komşu köy Teffe (İçören-Savur) arazilerinde yer alan “Keşkê” mevkiinden çıkan sudur. Bu su yüzyıllardan beri borular yoluyla köyümüze kadar getirtilirdi. Bu su, önceleri iki çeşmeden, sonra tek çeşmeden akarak köy insanın içme, temizlik ve hayvan sulama ihtiyaçlarını karşılardı.

Perşembe, 26 Haziran 2014 07:06 tarihinde güncellendi
 
BİLİNMEYEN ZENGİNLİĞİMİZ ARAPÇA(MAHALMİCE) PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Pazar, 03 Ekim 2010 06:47
Arapçanın çok zengin bir dil olduğunu herkes bilir ve kabul eder. Arapça, Yemen’den Türkiye’ye, Fas’tan İran’a kadar geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır. Arapça bu kadar geniş bir coğrafyada konuşulan bir dil olunca Arapçanın farklı lehçe ve ağızlarına rastlamak pek doğaldır. Mardin ve çevresinde yaşayan Arapların konuştuğu, özellikle Midyat civarında Mhallemice (Bil lımhallemi) diye tabir edilen lehçe Arapçanın köklü birçok kelimesini ihtiva etmektedir. Arapçanın “Kıltu” lehçesine dâhil edilen dilimizin zenginliğinin ve öneminin farkında olmadığımızın kanaatini taşıyorum. Güzel Arapçamızın önemini kavrayamadığımızın en önemli göstergesi çocuklarımıza anadilimizi öğretme konusundaki pasifliğimizdir. Çok az anne baba çocuklarına Arapçayı öğretme gayreti içindedir. Oysaki Arapçamızı muhafaza etmek, yeni nesillere öğretmek hem kültürümüzün devamı hem de dinimizin birinci kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için çok önemlidir. Arapçayı iyi öğrenen çocuklarımız dini bilgilerini daha çabuk ve daha iyi öğrenebileceklerdir.
Cuma, 18 Temmuz 2014 10:31 tarihinde güncellendi
 

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün293
mod_vvisit_counterDün543
mod_vvisit_counterBu Hafta1294
mod_vvisit_counterBu Ay8883
mod_vvisit_counterToplam809914
Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi
Top