Notice: Undefined variable: aa in /home/haldeh.com/httpdocs/templates/bt_travelin/index.php on line 58
Çocuklar ve Hasat Mevsimi
English Arabic German Turkish

Özel Haber

 

  Ana Sayfa     Foto Galeri     Video Galeri     Mahalmi Sözlük     Şiirler     Aydınlarımız     Mahalmi Edebiyatı  
  You are here:  Anasayfa Köşe Yazarlarımız Abdulkadir Altay Çocuklar ve Hasat Mevsimi
Çocuklar ve Hasat Mevsimi PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Pazartesi, 01 Temmuz 2013 18:54

Çocukluğumuzda Hasat Mevsimi
Hasat mevsimindeyiz. Köylüler tarlalarındaki ekinleri kavurucu sıcak altında biçiyor. Köy yaşamına aşina olmayanlar, bu manzarayı oturdukları gölgeden izlerken bile yoruluyor. Zira yerden fışkıran sıcağa rağmen köy insanları iki büklüm, elleriyle ekinleri biçmekte, saatlerce sıcak altında kalmaktadır.

Çocukluğum köyde geçmesine rağmen, uzun süredir köyden uzakta yaşadığımdan bu manzarayı izlerken terliyorum.  Bir yandan da çocukluğuma gidiyorum...


İlkokula başlamadan çobanlığa başlardık. Büyüklerimiz ekin biçmeye gittikleri yere bizi ve hayvanları götürürdü. Onlar ekin biçerken biz küçükler etraftaki tepelerde hayvanları otlatırdık. Çoğu kez meşe palamudu ağaçlarının veya bir kayanın gölgesinde oyuna dalardık. Bu arada hayvanlar civardaki ekinlere dalardı. Aklınıza “Ağaç gölgesinde ne oyunu oynanır ki?” gibi bir soru gelebilir. Oyun oynayacağınız birileri varsa dama veya üçtaş, yalnızsanız; etrafta uçuşan, çekirgeler ve cır cır böcekleri tabi ki. Ya yakaladığımız cır cır böceğinin beste yapmasını ve bize icra etmesinde sağlardık. Ya da yakaladığımız çekirgeleri dövüştürürdük.

Özellikle “Emir ılcırad” veya “Hefir keferhuvar” adıyla bilinen iri bir çekirge türünden iki tane yakalayıp dövüştürür veya onların keskin çenelerini, kurumuş buğday saplarını kesmek için makas olarak kullanırdık. Bazen de zayıf bulduğumuz çekirgeleri, kendi nefesimizle besleyip şişmanlamalarını sağlardık(!).

Evinde keklik besleyenlerde yakaladığı onlarca çekirgeyi, kopardığı çalı süpürgesi dalına tezbih taneleri gibi dizer, eve götürürdü. Bu arada çekirge kanından kirlenen ve kokan ellerimizi de herkesin yaptığı gibi kırmızı toprakla yıkardık. Köy hayatını bilmeyenlerin “Su yok muydu?” sorusunu duyar gibiyim. Yöremiz kurak olduğundan su kaynakları yok denecek kadar azdır. Bu sebeple ancak içme suyu bulabilirdik. (Suyla ilgili yazımızı ayrı bir başlıkla ileride işleyeceğiz inşallah.)Onun için ellerimizi toprakla ovuştururduk. Ellerimizi birbirine sürte sürte temizlerdik. Bulduğumuz suyu, sıcak-soğuk demeden kana kana içerdik. Ekin biçenlerin testideki (carra) serin sularının tadı ayrı olurdu.

Büyükler bizim su içmek için yanlarına gelmemizi fırsat bilerek biçtikleri ekin yığınlarını tarlanın ortasına taşımamızı ve düzenli olarak dizmemizi (gıds yapmamızı) isterlerdi. Böylece ilk istif yapma eğitimimizi de almış olurduk. Biçilmiş ve ekinleri toplanmış tarlada hayvanları otlatmak ayrı bir imtiyazdı.

Hayvanlar buralarda yeşil otlar bulduğu için, saatlerce bu alanda otlanır ve etrafa dağılmazdı. Buda biz çobanları rahatlatırdı. Biçilen ekinler türüne göre ayrı araçlarda hayvan sırtında köydeki harman yerine taşınırdı. Mercimek, burçak ve kısa kalmış arpalar “şel” adı verilen keçi kılından yapılmış, sadece üst kısmı dikişsiz olan dikdörtgeni andıran bir araçla hayvan sırtında “baydara” harmana taşınırdı. Şelin köşeleri doldurulduktan sonra ortasına biri oturur. İçine konan ekinleri ayaklarıyla sıkıştırılırdı. Böylece alabildiği kadar ürün doldurulmuş ve yüklerken dağılmasını önlenmiş olurdu. Buğday ve uzun boylu arpalar “şahır” adı verilen ahşaptan yapılmış, iç içe geçmiş, açılıp kapanan pergel imsi bir aracın içine doldurulup, keçi kılında yapılmış urganla sıkıca bağlanırdı. Tarlada çalışanlardan, gücüne güvenenlerden biri gelir, şahrın bir tarafını havaya kaldırır, diğer bir kişi merkebi getirir şahrın altında bekletirdi. Şahır usulca merkebin üstüne oturtulurdu. Denge mantığıyla eşit yüklenmiş bu araç genellikle sorunsuz olarak harmana ulaşırdı. Denge bozuksa dengeyi sağlamak için hafif tarafa uygun ağırlıkta bir taş konulurdu. Denge yolda bozulduysa, merkebe eşlik eden kişi hafif tarafı kendine doğru çekerek dengeyi sağlamaya çalışırdı. Bunu genellikle deneyimsiz çocuklar yaparlardı. Harman yerine getirilen ekinler, “derehe” adı verilen dairesel yığın haline getirilirdi. Evde beslenen öküz, at, katır, eşek gibi hayvanların bu yığınlar üzerinde dairesel olarak saatlerce hareket ettirilmesi soncu ekinler ufalanırdı. Tabi saatlerce dolap beygiri gibi dönen hayvanlar ve bunları sürenlerin başları da dönerdi. Biz çocuklar da bu dönen hayvanlara binip dönmekten çok zevk alırdık. Bu işin en ilginç tarafı hayvanların dışkıladıkları vakitti. Böyle durumlarda önceden hazırlanmış ve yan tarafta hazır bekletilen bir kabı getirir hayvanın dibinde tutardık. Bazen de kap bulamayınca avuçlarımızı açar, ellerimizle bu işi görürdük.  Aksi halde ıslanan ürünler hem ufalanmaz hem de kirlenirdi. Saman haline gelen ekinin tanesini saptan ayırmak için, ekin yığınları yabalarla (mılheb, kasaliye) havaya savrulurdu.  Rüzgârın kuvvetine göre tane ile saman ayrışırdı. Ayrışmayan taş, toprak, saplar “sırrad” adı verilen eleklerle elenirdi. Elde edilen ürünler “’ılbe” adı verilen ölçeklerle ölçülür, orada ürünün zekâtı hemen çıkartılırdı. Ardından evlere taşınırdı. Biz çocuklar için işin en heyecanlı tarafı burada başlardı.

Çünkü yanımızdaki torbalarımıza veya torba yoksa kucağımıza mahsulü doldururduk. Soluğumuzu bakkal Şeho Sımo amcada alırdık. Mahsulü birkaç bisküvi karşılığında satardık. Eğer mahsulümüz çoksa bisküvi yanında bir lokum da verirdi. Lokumu iki bisküvi arasına koyup yemenin ayrı bir keyfi vardı.  Bu zahmetli işler burada bitmezdi. Samanlar, “seriğe”lere doldurulup, merkeplerin üstünde samanlıklara taşınırdı. Kalabalık ailelerde bu işler el birliğiyle yapılırken, az nüfuslu ailelere akrabaları ve komşuları yardımcı olur, imece usulüyle yapılırdı. Bu işler bir aydan fazla sürerdi.

 

Sonraları traktör ve patostan faydalanmaya başlanınca işler kolaylaştı. Bu işler birkaç günde bitmeye başladı. Son birkaç yıldır biçerdöverlerin devreye girmesiyle de işler birkaç saatte bitmeye başladı. Ancak ekini az olanlar hala elle ekin biçmeye, patosla iş görmeye devam etmektedirler.

Abdulkadir ALTAY

www.haldeh.com

Perşembe, 31 Ekim 2013 14:45 tarihinde güncellendi
 

Yorumlar  

 
+2 #1 recep alkan 2013-07-04 17:13 nohut zamanında tamora yapardık. tamora dediğimiz şey bir çukur kazıp içini saman doldururduk o samanın arasına nohut ve az bişey tuz karıştırıp üstüne su ilave ederdik. bu işi akşam vaktinden yapardık ve sabahın olmasını beklerdik. sabah oldumu gidip o nohutu samanın içinden çıkarırdık nohut yumuşacık bir hal alırdı. Tadına da doyum olmazdı. HEY GİDİ GÜNLER. Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Son Haberler


Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Çok Okunanlar


Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün281
mod_vvisit_counterDün363
mod_vvisit_counterBu Hafta644
mod_vvisit_counterBu Ay12216
mod_vvisit_counterToplam1237668
Şu anda 67 ziyaretçi çevrimiçi
Top