English Arabic German Turkish

Özel Haber

 

  Ana Sayfa     Foto Galeri     Video Galeri     Mahalmi Sözlük     Şiirler     Aydınlarımız     Mahalmi Edebiyatı  
  You are here:  Anasayfa Mahalmi Sözlük KEF ARAPÇADAKİ ‘KEF’ HARFİ (İNCE OKUNUŞLU) İLE BAŞLAYAN KELİMELER

Yöresel Müzikler

semirled_logo

www.semirled.com
SEMİR TUNCER 0535 443 7 344
MUSTAFA TUNCER 0507 040 36 47
KEF ARAPÇADAKİ ‘KEF’ HARFİ (İNCE OKUNUŞLU) İLE BAŞLAYAN KELİMELER PDF Yazdır E-posta

Kafarĥuvar : Gelinkaya Beldesi (Midyat)

Kafarﻉılleb : Yolbaşı Beldesi (Midyat)

Kafır : Kâfir

Kahrab : Kehribar

Kahraba : Elektrik

Kahrabiyyê : Lüks lambası (tüplü ışıldak)

Kakav : Kakao

Kamira : Kamera, fotoğraf makinesi

Karam : Kerem, cömertlik

Karb : Aşırı sıcak hava

Karbonat : Karbonat

Karm : Bağ

Karmê : Asma

Karra : Kere

Karrat : Kimi zaman, bazen

Kartlıx : Bir daha

Kaŝra : Çokluk

Kedi : Uysal

Kêf : 1.Nasıl 2.Keyif

Kef : Büyükçe kaya

Kefen : Kefen

Keff : 1.Avuç içi 2. Eldiven 3. Tokat 4. Bükme, büküm

Keffiyyê : Başörtüsü

Kefiyl : Kefil

Keğıt : Kağıt

Kejjê : Kızıl bir keçi türü

Kelb : Köpek

Kelbuniyyê : Aşırı cimrilik, varyemezlik

Kele : Zira, çünkü

Keleb : Kudurmak, azmak

Kelef : Hamilelikte yüzde oluşan çiller

Kelson : Kilot

Kem : Kaç, ne kadar

Keme : Gibi

Keme baﻉža : 1.Birbirinin aynı, tıpkısı 2. Farketmez

Kêmıl : Tamamlanmış

-ken : -idi, -di’ li geçmiş zaman eki( Fılbeytken : Evdeydi)

Keneb : Nasır

Kenun : Eski evlerde odanın bir köşesine yapılan dar banyo yeri

Kenzê : Kazak

Kêr : Yetecek kadar

Kerkuvmê : Eğri büğrü, çıkıntılı taş

Kerton : Karton

Kervê : Kira

Kerﻉuvb : Hayvanlarda diz

Kesê : Kâse

Kesel : Üşenme, tembellik

Kesır : 1.Kırık 2.Sapma

Kesiyre : Sakat

Kesre : 1.Esre ( Kuran işareti )2. Kırık

Kesuvl : Üşengeç, tembel

Keşf : Keşif

Keşkuvl : Kurutulan üzüm ayıklandıktan sonra kalan sap kısımları

Keşşê : 1.Yığıntı ( çokluk belirtir) 2. Bir tutam uzunca saç

Keşşe : Papaz

Ket : -idi ( ketce : gelmişti )

Ketıb : Kâtip, yazıcı

Keviy : 1.Bükmek, 2.Ütülemek

Kevkeb : Yıldız

Kevkelê : Dağlarda, tarlalarda özellikle gölgeden korunmak için taşlardan harçsız kubbemsi şekilde örülen küçük barınak

Kevmê : Küme, yığın

Kevn : Âlem

Keyf : Keyif

Keykun : Olsaydı

Keylê : Ölçü, ölçü aleti

Keys : Taraf(a), yöne

Keﻉb : Topuk

Keﻉbê : Kabe

Keﻉkê : Çocuklar için yapılan simit büyüklüğünde küçücük ekmek

Kıbara : Büyüklenmek, kibir

Kıbayır : 1. Büyükler 2.Büyük günahlar

Kıbbê : Yumak

Kıbbên : Atmak

Kıbbeyê : Bardak

Kıbeni : Aşçı

Kıbır : Büyüklük

Kıbyên : Eğilme

Kıdo : Yazık, zavallı

Kıffar : Kâfirler

Kıffara : Kefaret

Kıffên : Büküp katlamak

Kıfĥên : 1.Kokuyu yaymak, dağıtmak 2. (mec.) osurmak

Kıfır : 1.Dinden çıkma, 2.Kâfirler

Kıflê : Geçimiyle yükümlü bulunulan kalabalık aile

Kıflên : Kefil olmak

Kıfriyyê : Küfür, imansızlık

Kıfyên : Yetmek

Kıĥıl : Sürme

Kıĥli : Lacivert

Kıl : Ye

Kıl şi : Her şey

Kılbıten : Kerpeten

Kılem : Söz

Kıll : 1.Bütün 2.Her

Kıllu fı kıllu : Topu topu

Kılmê : Kelime, söz

Kıls : Kireç

Kılvê : Böbrek

Kılyevm : Her gün

Kım qasêr : Kısa kol (giysi)

Kım taviyl : Uzun kol (giysi)

Kımmê : Takke, şapka, bere vb.

Kımmıt ılraﻉi : Bir çeşit mantar

Kımmmıŝrê : Armut

Kındêrip : Söğütlü Beldesi (Midyat )

Kınnê : Gelin

Kınnevb : Her zaman

Kıraha : 1.Maskaralık 2. Şakacılık

Kıramê : Keramet

Kırdi : 1.Kürt asıllı 2. Kürtçe

Kırhên : Sevmemek, hoşlanmamak

Kırıb : Bunaltıcı sıcak

Kırıh : 1. Nahoş 2. Laubali hareketler yapan

Kırrên : (dokuma ürünlerini ipinden çekerek ) sökmek

Kırsıben : Asma ağacının yakacak olarak kullanılan kurumuş dalları

Kırşên : Üst üste yığmak

Kısben : Kazançlı

Kısbên : Kazanmak

Kısdên : Besinleri turşu, salamura vb. yöntemlerle saklamak

Kıŝır : Çokluk

Kısrên : 1.) Kırmak 2.) Saatin geçmesi

Kısseĥ: (bağ) budayan, budama ustası

Kısvê : Nevresim, mitil, özellikle yorgan için kılıf

Kısyên : Dolmak, kapanmak,

Kışfên : Açmak, örtüyü kaldırmak

Kışın : Burçak

Kışyên : Üst üste istiflemek

Kıtbên : Yazmak

Kıtebê : Yazı

Kıtêli : ( haşlanmış ) içli köfte

Kıtfên : Dikmek, dikiş

Kıtıf :1.) Omuz 2.) Kol

Kıtlê : Kitle

Kıttê : Helal (benzeri öksürene söylenen söz)

Kıttên : Suyu kurumak

Kıttenê : Keten, sargı bezi

Kıves : Güzellik

Kıvyên : Ütülemek

Kıx : (çocuk dilinde )Pis

žb : Yalan, yalancılık

Kızbara : Kişniş

žê : Şöyle, bu şekilde

Kix : Siyah beyaz renkli bir kuş çeşidi

Kiylên : Ölçmek

Kiylo : Kilo

Kiysê : 1.)Torba, poşet 2.)Çuval

Kliyçe : Adet üzeri merhumun ruhuna hayra dağıtılan sütlü, şekerli ekmek

Koçer : Göçebe

Koḟê : Kulübe, barınak

Kolonya : Kolonya

Komırê : Kömür

Konê : Çadır

Ko-pen-yo : Ebeyi seçmek için elleri üst üste koyarak kullanılan söz (ay- may- kumay benzeri tekerleme)

Kor : Ateş ocağı

Kox : Kümes

Kun : Eğer, şayet

Kun emin : Emin ol

Kura : Top, küre

Kurki : Göz kapaklarında oluşan sivilce, göz arpacığı

Kursi : Sandalye

Kut : (-miş ) başkasından duyma anlamı katan geçmiş zaman ön ek (kut ce : gelmiş)

Kuves : Güzellik

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün11
mod_vvisit_counterDün417
mod_vvisit_counterBu Hafta897
mod_vvisit_counterBu Ay7904
mod_vvisit_counterToplam1294883
Şu anda 56 ziyaretçi çevrimiçi
Top