Notice: Undefined variable: aa in /home/haldeh.com/httpdocs/templates/bt_travelin/index.php on line 58
KÖŞE YAZARLARI
English Arabic German Turkish

Özel Haber

 

  Ana Sayfa     Foto Galeri     Video Galeri     Mahalmi Sözlük     Şiirler     Aydınlarımız     Mahalmi Edebiyatı  
  You are here:  Anasayfa Köşe Yazarlarımız
KÖŞE YAZARLARI
SİNEK SAÇMALIKLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Yahya Oğuz   
Cuma, 11 Ocak 2013 14:44

Haziran sıcağında Mardin’de çarşıda yeni ayakkabı almak için dolaşıyordum. Eski Mardin’den Yenişehir’ e inmem gerekiyordu. Şu ileriye kadar yürüyeyim, oraya kadar otobüs gelmezse zaten birkaç kilometre kalır-ellerim de boş- otobüs parası vermeye değmez; yürürüm diyorum. Belirlediğim noktaya hızlıca yürüyorum ve ardından kalan yolu da bir saatte bitiriyorum. Birden karın guruldamamı işitip sabahtan, arkadaşın evinden ayrıldığımdan beri bir şey yemediğimi hatırladım. Arkadaşın evine de daha var, nefsin isyanını bastırmak için ne yapmalı! Pratik olması yani biraz da ucuz olması sebebiyle tavuk döner yapan bir dükkânın önünde buldum kendimi. İyi, burada ayakkabılarımı dinlendirir ve su içerim.

Pazar, 23 Haziran 2013 11:55 tarihinde güncellendi
 
TAVUK HIRSIZLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Yahya Oğuz   
Cuma, 11 Ocak 2013 14:36

Sitemizde Mahalmi Sözlük başlığıyla yayınladığımız çalışmanın sahibi Yahya OĞUZ hocamızın,  yöre kültürünü yansıtan deneme yazılarını yayınlamaya başlıyoruz. Beğenmenizi umarken, Yahya hocamızın kalemine sağlık diyoruz.

TAVUK HIRSIZLARI

Köyü bilirsiniz, her zaman yaramaz çocuklar vardır. Ve her çocuk da ufak tefek yaramazlıklar yapmış olduğuna göre benim de çocukluğumda kendi çapımda yaptığım yaramazlıklar vardır. Hasan adında Arapçada ‘’ Khırabiyat ‘’ dediğimiz davranışlarıyla meşhur bir arkadaşım vardı. Bazen onunla beraber dolaşırken yaptığı yaramazlıklara şahit olmuşumdur. Mesela cami tuvaletlerine giren ihtiyarları alttaki aralıktan gözetleyip ‘’Khısvat lımdeldeĥin’’ deyip kapıya sertçe bir tekme atıp kaçardı. Doksanlı yılların başlarıydı. Birgün Hasan’la birlikte sapanlarımızla kuş avlarken ( Çok iyi nişancıydı. Kuşun kafası kopar, haram gider diye nişan alırken ‘’Neveytu ekhessırki lıžžebĥ ’’ derdi.) kurnaz bir tavırla: ‘’Bunların eti ne ki, hele bu tıntenêler karnımızın köşesine bile yetmez. Şöyle şişkin bir tavuk bulup kessek valla midemize bayram ettiririz.’’ dedi. Ben ‘’Cüret edemem, babam duyarsa kaburgalarımı kırar.’’ dedim. O da ‘’Oğlum korkma, her şeyi ben yapacağım; sen yeter ki bana yardım et.’’ dedi. Sizin komşunuz Dedê Adle var ya onun tavuklarından birini alacağız.’’ ‘’Olmaz, yapacaksan başka mahalleden olsun. Hem kadın dul ve yaşlıdır, yazıktır.’’ dedim.  Ama Hasan, ‘’Diğer mahallelerde nam saldım, oralar şimdilik tehlikelidir. Hem onun çok tavuğu var.’’deyip beni ikna etti.

Pazar, 23 Haziran 2013 11:55 tarihinde güncellendi
 
BİLİNMEYEN ZENGİNLİĞİMİZ ARAPÇA PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Pazar, 03 Ekim 2010 06:47
Arapçanın çok zengin bir dil olduğunu herkes bilir ve kabul eder. Arapça, Yemen’den Türkiye’ye, Fas’tan İran’a kadar geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır. Arapça bu kadar geniş bir coğrafyada konuşulan bir dil olunca Arapçanın farklı lehçe ve ağızlarına rastlamak pek doğaldır. Mardin ve çevresinde yaşayan Arapların konuştuğu, özellikle Midyat civarında Mhallemice (Bil lımhallemi) diye tabir edilen lehçe Arapçanın köklü birçok kelimesini ihtiva etmektedir. Arapçanın “Kıltu” lehçesine dâhil edilen dilimizin zenginliğinin ve öneminin farkında olmadığımızın kanaatini taşıyorum. Güzel Arapçamızın önemini kavrayamadığımızın en önemli göstergesi çocuklarımıza anadilimizi öğretme konusundaki pasifliğimizdir. Çok az anne baba çocuklarına Arapçayı öğretme gayreti içindedir. Oysaki Arapçamızı muhafaza etmek, yeni nesillere öğretmek hem kültürümüzün devamı hem de dinimizin birinci kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için çok önemlidir. Arapçayı iyi öğrenen çocuklarımız dini bilgilerini daha çabuk ve daha iyi öğrenebileceklerdir.
Pazartesi, 22 Aralık 2014 14:41 tarihinde güncellendi
 
KÖYDE ESKİ RAMAZANLAR PDF Yazdır E-posta
Yazar Abdulkadir ALTAY   
Salı, 17 Ağustos 2010 09:43

Köyümüzde eski ramazanların nasıl geçtiğini anımsarım. Elektriğin olmadığı zamanlarda insanlar su ihtiyaçlarını kuyulardan ve çeşmesinden karşılarlardı. Köy çeşmesi “Keşkê” ismini verdiğimiz Haldeh-Teffe-Ayınkef arasında kalan dağlık arazide çıkan kaynak suyunun borularla köye ulaşması sonucu akardı. Bu çeşmenin boruları yerin 30-40 cm altına döşenmişti. Yer yer yerin üstündeydi bu borular. Bu nedenle çeşme suyu kaynaktan çıktığı gibi soğuk değildi...

Cuma, 23 Ağustos 2013 10:24 tarihinde güncellendi
 
Haldeh: Bir Arap Köyü PDF Yazdır E-posta
Yazar Hüseyn Bekir Ali   
Cuma, 13 Ağustos 2010 08:11
 

HALDEH: Bir Arap Köyü

Haldeh bir Arap köyüdür. Beni Bekr Aşiretinin bir kolundan gelmektedir. Türkiye’de Mardin ilinin doğusunda yer almaktadır.  Bu yazıyı genç bir kişi kaleme almıştır. Bu genç bize Haldeh’i anlatacak. Bu genç Haldeh’te dünyaya geldi.

              Haldeh, dağlar arsında yer alır. Bu nedenle bulutlar sisler arasında kalır. Etrafında vadi ve tepeler vardır. Buğday ve darı ekili verimli tarlaları ve üzüm bağları vardır. Dağlarına tepelerine yayılmış meşe palamudu ağaçları vardır. Yağış mevsiminde şarıl şarıl akan dereleri vardır. Köyün huzur veren sessizliğinde dere şırıltılarını duyarsınız.

Köyde sabahlar çok güzel olur. Köy evleri adeta güneşi karşılar. Köy güneşi, saçları omuzlarına dökülmüş güzel bir kız gibidir.  Köylüler sabahları horoz sesiyle uyanır, ocaklarını yakmaya başlar. Ocakta kaynattıkları sütle, tandır ekmeği, tereyağı ve pekmez yerler.  Çiftçiler tarlarına gider. Çobanlar hayvanlarını otlaklara götürür. Şehirde işi olanlar da şehre iner.

Köy, özellikle bahar aylarında yeşil bir cennet olur.  Baharda sabahları güvercin ve kuş cıvıltılarından başka ses duyamazsınız.  Sağlıklı, zinde bir şekilde yatağınıza uzanıp damdaki yağmur sesiyle uyuduğunuz geceler, köyün en güzel günleridir. Bu gecelerin sabahında vadileri ve tarlaları doldurmuş, akan suyu görürsünüz.

Bu köy halkı sıkıntı nedir bilmez. İnsanlar vakitlerini tarlarındaki işlerinde, namazlarında ya da tatlı sohbetlerde geçirirler. Köy erkekleri her gece birinin evinde toplanır. İçtikleri çaylar eşliğinde eskilerden, babalarından ve dedelerinden söz ederler.

Temiz hava ve su, köyün çok önemli zenginliklerindendir. Bu nedenle hastalıklara pek rastlanmaz.  Bu köyde öyle insanlar tanırım ki yüz yılı aşmış yaşlarına rağmen ne doktor yüzü görmüş ne de ilaç içmiştir. Çünkü doğal beslenirler. Besinlerinde kimyasal katkılar yoktur. Köy insanları o kadar hareketlidir ki bedenleri çok kuvvetlidir.

Bu köy halkı dillerini, adetlerini, geleneklerini ve kültürlerini çok iyi muhafaza etmiştir. Köyde 800 yıl önce yapılmış bir camii vardır. Bu camii, bölgeyi fetheden Müslümanlar kaya içine oyarak yapmıştır. Caminin bir sütununda kitabesi vardır.

Akşam olunca çiftçiler evlerine dönerler. Sürülerin melemeleri ve öküzlerin böğürtüsü yankılanır köy içinde. Bu atmosferi oluşturan güzelliklerle birlikte izlersiniz güneşin batışını. Ah o günler ne güzel günlerdi! Bahar rüyası gibi günlerdi o günler!

Genç yazarımız çocukluğundaki o günleri hiç unutamıyor. Özellikle de buğday tarlalarının rüzgârda salınışını. Sanki bir düğünmüş gibi.  Diliyor ki o günlerden sadece bir gününe bile olsa dönebilsin. Şehre taşındıktan sonra eski günlerden bir gün yaşasın.

Köyde hikâye anlatan biri vardı. (Salıh Ğaydo) Bir toplantı veya düğün olunca hemen çağrılırdı. O ortamda insanların sadece gülüşleri ve mutluluklarına şahit olurdunuz.  Köylüler sade insanlardır. Yeni ve ilginç şeyleri severler. Öyle ki okuma yazmaları olmamalarına rağmen düzenli olarak haberleri, gündemi takip ederler. Bununla da yetinmezler. Yorum yaparlar.

Genç yazarın en güzel anılarından biri de köyde duyduğu o ezan sesidir. Namaz vakitlerinin girdiğini bildiren, köy halkını yüce yaratanın evine çağıran o kutsi sesi. Bu genç, hep bu günleri hatırlıyor. Bunları hatırından çıkaramıyor. O güzel saf, temiz, huzurlu, mutlu günleri unutamıyor. O günler ki sıkıntısı, endişesi olmayan günlerdi!

                                                                                         Hüseyin Bekir Ali

                                                                           Beyrut İlahiyat Fakültesi Öğrencisi
                                                                                               Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

( حلدح ) إحدى قرى عشيرة المحلمية في تركيا


 تقع قرية حلدح إحدى قرى عشائر المحلمية التي هي فخذ من بني بكر شرقيولاية ماردين الواقعة في تركيا يحدثنا كاتب هذه السطور عن تلك المناطقوعن عشيرته في ديار بكرولد هذا الفتى في حلدح التي تقع في سفوح الجبال التي تعانق السحاب ويشاجيها الضباب ويحاف بها أودية وروابي جميلة بها مزارع القمح والذرة وبساتين العنب وأشجار البلوط المنتشرة في جبالها وربما جرى بها نهرٌ إذا هطل المطر فتسمع خرير الماء مع هدأة أهل القريةأما صباح القرية فهو اجمل صباح حيث انها تستقبل الشمس ببيوتها المرتفعة فتظل أشعة الشمس مرسلة على اطراف القرية كما ترسل الحسناء جدائلها على اطرافها وفي الصباح الباكر يقوم أهل القرية على صيحات الديك ويوقدون نيرانهم حيث الحليب وخبز القمح المصنوع في التنور مع مايصاحبه من زبدٍ وسمن ولبن ودبس العنب ومع طلوع الشمس تبدا القرية بتوديع أهلها فالمزارعون يذهبون إلى مزارعهم والرعاة يسرحون بأغنامهم والباعة يخرجون إلى سوق المدينة وهذه القرية رياض سندس أخضر خاصة في فصل الربيع فلا تسمع في كل صباح إلاهديل الحمام وشدو الطيور ونغم القمري وزقزقة العصافير .وأهنأ ليالي هذه القرية إذا آويت إلى فراشك في صحة وأمن وعافية وسمعت هطول المطر واصوات زخات الغيث على أسطح البيوت فلاتقوم في صباح ذلك اليوم إلا والحقول بحيرات ماء والاودية انهار جارفةوأهل هذه القرية لايعرفون الملل ولا السأم ولا القلق فأوقاتهم مابين صلاة اوعمل في الحقول او اجتماع على خيراو سمر على أُنسٍ أما رجال القرية فيجتمعون كل ليلة عند أحدهم فيسمرون على قصص الآباء والاجداد وأخبار السابقين ونكت المجتمع وهم يحتسون الشاي .وتمتاز القرية بطيب الهواء وصفاء الماء مما قلل نسبة الامراض فيها حتى إنني أعرف بعض اهلها جاوز المائة سنة وماذهب لعيادة ولازار طبيبا ولاتناول علاجا لأن طعامهم صحي ٌ ماخالطه كيماويات ولامواد حافظة مع كثرة حركتهم ومشيهم هذا أكسبهم قوة غير عادية في الابدان .وأهل هذه القرية مازالوا محافظين على لغتهم العربية إلى الآن رغم انهم يعيشون في بلد غير عربي ويحافظون على العادات العربية الاصيلة وحافظوا على انسابهم واصولهم .وبهذه القرية مسجد قديم جاوز عمره 800 عام بناه المسلمون الفاتحون لتلك المناطق وعلى إحدى دعائمه نقش تاريخ بناءه ومن بناه والمسجد محفور في الصخر .أما إذا أقبل الليل عاد المزارعون الى بيوتهم وسمعت ثغاء الغنم وخوارالابقار واصوات الرعاة في جمال طبيعة خلابة مع غروب شمسٍ تكاد أشعتها الذهبية تتقاطر سحراً وتسيل رقة وعذوبة ً فيا لها من ايام جميلة وليالٍ لذيذة مرت كأحلام الربيع ماتذكر هذا الفتى تلك الايام إلا وقد دخل في عقده الثاني من العمر .وهذا الفتى إذا عاد بذاكرته إلى ايام الطفولة هزه الشوق وأضناه الحنين حيث يذكر من أيام طفولته صورة الصباح المشرق الوضاء يملأ القرية نورا وبهجة فيقع شعاع الشمس على السفوح الخضراء على الروابي الغناء التي تقف شامخة لاتتحرك ولن ينسى مشهد حقول القمح وهي تتمايل بالسنابل مع طلة الصباح كأنها في يوم عرسٍ أوفي مهرجان انتصار ومشهد حقول الذرة بقاماتها الباسقة كأنهن غوانٍ مترفات أو جوارٍ منعمات .ومن أين يأتي الهم والغم لهذا الفتى وهو لم يدخل بعد معركة الحياة بل هو بين عيشة راضية وانسٍ بأقران وقسمة ٍفي وقت وجمال في طبيعة يتذكر هذا الفتى أهلها وعائلته وهم يحفون بنار موقدة في ليلة ماطرة حيث يحضر الشاي ويطبخ اللحم ويخبز الخبز في التنور في حكايات سمر وقصص يتمنى الآن عودة ليلة واحدة من تلك الليالي بعد مانقلته الايام الى حياة الصخب والضجيج .تعلم هذا الفتى في بيته قبل الدراسة آيات من القرآن الكريم وبعض الاذكار فكان يحضر مع والده الصلاة في المسجد ويسمع خطبة الجمعة دون ان يعي كثيرا من مضامينها إذ انها خطبة مكتوبة مكررة .وعندما كان هذا الفتى في قريته الجميلة كان في القرية رجل يجيد فن القصص والحكايات وبعض الفكاهات فإذا كان هناك وليمة أودعوة حضر فلاتشاهد إلا الفرح والسرور وأصوات الضحكات من حسن مزاحه وخفة روحه وأهل القرية مشهورون بخفة الروح وحب النوادر والتعليق على كل مناسبة وتحليل الاخبار .إن بعضهم لم يتعلم ولا يجيد حتى القراءة إنما هو مزارع اوراعٍ ونجده يشاهد الاخبار ويسمعها ويعلق على الاحداث بشيءٍ مضحك مخبرا بتوقعه لها .ومن أجمل الذكريات في ذهن هذا الفتى سماع الاذان في قريته وهو يملأ فضاءها ويسري في ربوعها معلنا دخول وقت الصلاة هاتفا بأهل القرية ان تعالوا إلى بيت الواحد الاحد تعالوا الى بيت الكريم الجواد تعالوا الى مصدر السكينة يحدث هذا الفتى دائما نفسه بهذه الذكريات وهي لاتخبو حيث كان يرجع هو ورفاقه بقطيع الغنم فيأتون الى البيت وقد غابت الشمس في الافق ذلك المنظر الرائع عندما كان يخرج الى بيت جده المرتفع المطل على القرية فيملأ دلوه ماءا باردة من البئر ليتوضأ به ويصلي المغرب آ هـــ ٍ من ماأجمل تلك الايام الرائعة عندما كانت تهب نسائم الهواء اللطيفة التي تلامس الروح والجسد وتسمو بالانسان إلى العلا .عرف هذا الفتى بعدما كبر لذائذ الحياة ومتع الدنيا فإذا هي لاشيء مع نعيم القلب وسعادة الروح فلا مال ولامنصب ولاقصر ولاجاه يعادل ذرة من الاتصال بالله رب العالمين والسجود له والانطراح في محراب عظمته وتمريغ الانف على اعتاب ربوبيته جل في علاه .عاش هذا الفتى حياة طيبة لاثراء فاحش ولافقرا منسيا فسلم من رخاوة البذخ وميوعة الترف وكثرة الاسراف والتبذير لأن الثراء والإسراف طريق الانحراف إن لم يعصم بإيمان وتربية صادقة .إن الشاب المنعم المترف إنما هو دمية في يد الشهوات ولعبة في كف الغواية .هكذا يذكرهذا الفتى  تلك الايام الجميلة أيام النقاء والصفاء التي خلت من الاكدار والاوهام حياة جميلة وإيمانا مسلما بالله تعالىحسين بكرعلي

Cumartesi, 21 Ağustos 2010 09:04 tarihinde güncellendi
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL

Son Haberler


Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_latestnews/helper.php on line 109

Çok Okunanlar


Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Warning: Creating default object from empty value in /home/haldeh.com/httpdocs/modules/mod_mostread/helper.php on line 79

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_counterBugün68
mod_vvisit_counterDün165
mod_vvisit_counterBu Hafta727
mod_vvisit_counterBu Ay2544
mod_vvisit_counterToplam1277672
Şu anda 63 ziyaretçi çevrimiçi
Top